Ağzın torba olmadığı için büzülemeyeceği çok aşikar işte! Bu sebeple de girenin çıkanın önüne geçilemiyor. Bazen. Ona göre hesap da yapılamıyor. Bazen. Kulak da tıkalı değil ya. Duyuluyor. Bazen.
Sormak geçiyor içinden “pardon siz gerçek misiniz?”
Bir yer var mesela. Hani taa derinlerde. Hani bazen kötü bi şey olunca cız eden, yanan… boğaza düğümlenen yumrunun oturduğu, canım dediğin aklına geldiğinde gözüne tebessümün geldiği, boğaza karşı sezen aksu dinlerken içini dolduran, 4 kadehten sonra birine iyi ki varsın mesajı attıran o taa derinlerdeki yer.Ağzı yüzü önü arkası sağı solu sobedir. Ve işte orası oyunda saklanılacak en güvenli yerdir.
Oraya bakmak lazım. Bazen. Ne sesin ne sözün giremediğidir. Hesabı kitabı da iyidir. Torbasını büzmeyen ağız çar çur ederken sözlerini, o taa derinlerdeki yer göze öfke göndermez mesela. Çok da cimridir esasında. Her zaman çıkmaz ortaya. Zekidir de. Ne sözün ne sesin farkında olmadığı zamanlarda çıkıp geliverir.
Çanak çömlek patlar bazen. Sese ve söze güvenenlerin yanılmasının sonucudur işte. Taa derinler kendinin bilincindedir. Usulca çıkar yerinden ve kendini gösterir ve gerçeği anlayan oyuncular devam ederler oyuna. Bazen de onun çıkmasına bile gerek kalmadan itiraf eder ses ve söz. O kadar acemidirler. Çözülüverirler birden.
Ve bu yüzden kaybetmedin hiç bir şey. Çanak çömlek patlamıştır.